Türkiye’yi Yıldırma Politikası

0
Mobbing

 

Son günlerde Türkiye ve dünyadan deprem haberleri geliyor. Bu denli sık deprem olması yapay depremi hatırlattı.
Yapay deprem yapılabilir mi sorusunun cevabını sizler için kaleme aldım. Değerli okurlar;
sizleri baştan uyaralım yazımı okuyunca sizlerde benim gibi yeni sorular üretebilir karmaşık ruh haline bürünebilirsiniz aman dikkat diyelim..

Öncelikle bilmeyenler için yapay deprem nedir, sorusunu sorarak yazımıza başlayalım
Yapay deprem dediğimiz, aslında depremin tetiklenmesi halidir.
Bir enerjiyi, başka bir enerjiyle tetikleyip depremi ortaya çıkartmaktır. Temelleri ilk defa J.O’Neill tarafından atılan nispeten daha küçük ölçekli depremler yaratarak fay hattının enerjisini emme fikri, 1893 yılında Nicola Tesla ile hayat bulmuş.

Tesla’ya göre icat ettiği ölüm ışını, 320 km içindeki 10.000 uçaktan oluşan dev bir askeri birliği yok edebilecek güçteydi.

Tesla, bu ölüm makinesini bazı ufak testlere tabi tutmuş ve başarılı sonuçlar almıştı. İddia şu; 20.yy’da bir adam, bir inşaata girip, cebinden çıkardığı bir cihazı duvara yaslıyor.
İnşaat görevlileri adamı engellemeye çalışırken birden bire inşaat sallanmaya başlıyor.
Daha sonra bölgeye polislerin gelmesi ile adam cihazı cebine tekrar sokup kaçıyor. O adam da Nikola Tesla’dır.

O cihaz adı ”TELEFORCE” önemli detay Teleforce cihazı, deprem yaratabilmektedir.
Tesla, fikrini büyük ölçekli depremleri engellemek için geliştirmiş, asla bu
çalışmalarını bir silah olarak kullanılması için tasarlamamıştır. Kullanıldığı tüm savaşları bir anda
bitirebileceğini savunduğu bu silah projesinin yanlış kişilerin ellerine geçerse çok felaket sonuçlara yol açacağını bilen Tesla, dünyadaki otoritelerin kendisine, bir toplantı yapıp bu silahı tanıtmasını teklif ettiler fakat, Tesla bu isteği reddetti.
Nikola Tesla öldüğünde ABD ordusu, dokümanları ”tehlikeli” bularak,
dokümanlara el koymuştur. (7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Oteli’nin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti. Ölmeden önce teleforce silahı adını verdiği bir çalışma yürütmekte olan Tesla’nın bütün dokümanlarına ABD hükümeti tarafından el konuldu -kaynak wikipedia.) Ve böylece HAARP serüveni başlar…

Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı. Kısaltılmış adıyla HAARP; Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülen iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska’da sürdürülen çalışma.
Ne tesadüftür ki; bu fikir, ilk kez Sırp asıllı ABD’li bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmıştır.

Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar olmuş. Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu halini almış.

Hala bugun HAARP, Alaska’da ABD Ordusu’na bağlı olarak işlev görmekte olan bir bilimsel araştırma merkezinde yaşamaya devam ediyor.

Yapılan bu araştırmalara bağlı olarak ne yapabilir ki bu araştırmalar sorusuna cevaben
kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, ozon tabakası üzerinde değişiklik yapabilir. İklimleri değiştirebilir, deprem yaratabilir, termonükleer patlama yaratabilir, su dalgalarını kontrol edebilir. Yani tsunami de yaratabilir.
Yarattığı elektromanyetik dalgaları insanlara yönelterek, beyinleri kontrol edebilir.

Bizi ilgilendiren konu şu ki; Türkiyemizin şimdiki durumuna bakarsak 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Ardından halkımızın azmi ve devletimizin dik duruşu karşısında
FETÖ darbe girişimi başarısız oldu. FETÖ’nün başı olarak bilinen Fethullah Gülen şuan Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde yaşıyor.
Bir ayı geride bıraktığımız şu günlerde hala FETÖ, PYD, YPG ve terör örgütleri
Türkiye’ye karşı silahlı ve bombalı saldırılarını sürdürmeye devam etmekte.
Depremle bir darbe daha vurarak Türkiye yıldırılmak istenebilir mi?
Geçmişe yönelik yapmış olduğum araştırmalar sonucunda bazı depremlerde meyveler yanmış, balık ölümleri olmuş, ilginç görüntüler görülmüş, halkın ”Ateş topu” dediği ışımalar görülmüş.

Peki Hangi depremler bunlar?

1976 Çin Depremi
1999 Gölcuk Depremi
2010 Şili Depremi
2011 Japonya Depremi
17 Ağustos 1999 sabahı, Kocaeli/Gölcük merkezli deprem. Richter ölçeğine göre
7,5 Mw büyüklüğünde gerçekleşen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştu.
Geçmişe dönüp biraz hatırlayalım…

17 Ağustos 1999 depreminin ardından Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mete Işıkara’nın 17 Ağustos Marmara Depremi günlerini hatırlatan açıklaması..

Işıkara bir toplantıda, Marmara Depremi sonrasında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in depremde İsrail ve ABD etkisi olup olmadığını araştırttığını, konuyla ilgili olarak kendisini telefonla aradığını açıkladı. Bu açıklamanın ardından daha önceden de yapılan tartışma
tekrar hayat bulmuştu.

Terör örgütleri; Türkiye’ye karşı silahlı ve bombalı saldırılarını sürdürüyor. Türkiye’de huzur ve güven ortamına, siyasete, ekonomiye, yapay depremle bir darbe daha vurarak Türkiye’ye diz çöktürülmek istenilebilir mi?
Yorum sizin…

yazar