Sanal mutluluk takipçileri

0

 

Zamanla birlikte kurallar değişiyor, üretim kuraları tuketim şekilleri, teknolojiler, kurallar, sınırlar, fikirler insanlar değişiyor. Ama sadece boyut değiştiren kavramlar var. İnsana dair en önemli kavramlardan biri de modern kölelik. Kölelik mutasyona uğruyor. Düşünmesi gerekeni düşünemiyor, yapması gerekeni yapamıyoruz. Düşünen biz değil, konuşan biz değiliz. Neredeyse tutan da değiliz.

Kendi zevklerimizi yansitmadığı okadar net ki, soframızdaki yiyecekler bile bazen bizim kültürümuzden gelmiyor. Miliyonlarca insan sadece kabloya bağlanmış bir cihazın karşısında dilsiz mutasyona uğruyor. Çoğu kişilerin iradeleri hiç farkına bile varmadan bir çerçeve içinde kayboluyor.

Kendimize şu soruları soralım…

Peki hangi kölelik kalktı, hangi kölelik geldi acaba?

Teknolojik destekli modern kölelik olabilir mi?

Kullananla kullanılan arasındaki farkı kavrayamamış birinin önünde duran en teknolojik cihazın ne değeri vardır?

Modernleşme hayatımızda çok şeyi kolaylaştırdığı gibi örf adetleri, toplum yaşayışının toplumsal değerlerini yok etti ülkemizde. Keşke ilim, bilim, ekonomik ve siyasal anlamda modernleşmeyle kalsaydık. Ama maalesef modernleşeceğiz diye birçok değerlerimizi yitirir olduk. Yeryüzü ve göklerdeki her şey insanın hizmetine sunulmuş iken basit bir cihazın hizmetine neden giriyoruz!

Hizmet görenmiyiz? Hizmet eden mi?

Adı ne olursa olsun, bütün cihazlar, sistemler insana hizmet için icat edilmiştir. İnsan, daha iyi kulluk yapsın, Rabbini daha iyi tanısın, ibadetini daha rahat yapsın, insanlığını daha kaliteli ifa etsin diye alet kullanılır. Organları zarar görsün, vakti heba olsun, diye ne bir alet ne bir sistem alınır. Kullandıklarımızın bizi kullanması ile sonuçlanan bir işlemden ötürü yasamaktansa dağlarda, ovalarda, koyunların ardında sade bir hayat yaşamayı yeğlerdik Oysaki… Dünya çapında yaklaşık 36 milyon insan, modern köle konumunda. Avustralya’dan Walk Free adlı vakfın bu yıl ikincisini yayınladığı Küresel Kölelik Endeksi, 167 ülkede modern köleliği mercek altına alıyor. Cinsel sömürüden zoraki evliliğe, alıkonmadan zorla çalıştırılmaya çeşitli vakaları kapsayan ‘modern kölelik’, endekste daha önce tahmin edildiğinden daha yaygın çıktı. Kadim zamanlarda kölelerin efendileri belliydi.

Peki, modern kölelerin efendileri kim? Şimdi görünmeyen efendiler var. Modern köleler, köle olduklarının farkında olmadıkları için birileri onları uyandırıncaya kadar köle olarak yaşamaya mahkûmdurlar. Çoğu zaman da ebedi olarak köleliğe mahkûmdurlar. Efendilerini tanımadıkları için, bu şuura sahip olmadıkları için kölelikten kurtulma gayreti içinde de olamazlar. Modern kölelere efendilerini kim gösterecek. Burada suçlu kim? Köleler mi? Efendiler mi? Güleryüz ve merhametin matruşlu yüzlerde, sevgi, adalet ve doğruluğun kravatlı adamlarda bulunduğunu söyleyebilir miyiz? Kadim zamanlarda efendilerin daha namuslu, daha dürüst olduklarını, modern zamanlarda ise namussuz ve hilekâr olduklarını mı söyleyeceğiz? At arabasına binen insanlarda daha az merhamet ve insanlık, uçak ya da otomobile binen insanlarda daha çok sevgi, merhamet ve insanlık olduğunu söyleyebilir miyiz? Ruh ve kavram olarak değişen bir şey yok aslında. Şimdi derebeylere karşılık Aristokratlar, para babaları var. Toprak ağalarına karşılık fabrika ağaları var. İlahlık iddiasında bulunan firavunlara karşılık devlet ideolojileri var. Yazıma şu sözlerle bitirmek istiyorum; hadis hafızı ve meşhur sufi Bünan b. Muhammed el-Hammal K.S.’nin hikmetli sözündeki gibi “Hür kişi tamah ettiği sürece köledir. Kanaat ettiğinde ise, köle de olsa hürdür.”

yazar